9 Aralık 2012 Pazar

YİNE BEN!

Son yazımı üstünden almost(ingiliz aksanıyla olmöüst; türkçe karşılığı : neredeyse) 2 yıl geçmiş.

Ve bu iki yılda takipçi sayım 4 ten 8 e yükselmiş. Bu şekilde giderse, ölmeden önce galiba 100 takipçiye ulaşırım. Ov ye MAN!! (Hail to the king of Turkish Rap; Respect!)

İki yıl da ne çok şeyler değişti, daha iyi veya daha kötü olmadım; sadece özüm gelişti; olduğum kişinin bi üst seviyesi oldum. :D

Kısacası eskiden de bi bok değildim; hala değilim keh keh :D.

Artık daha sık yazacağım, her yıl söz verdiğim gibi. Sonuçta 8 kişi benim ağzımın içine bakıyor; hayatını bana göre şekillendiriyor; bu sorumluluğu göz ardı edemem.

Geçmiş iki yılın özetiyle çok yakında karşınızdayım.

Soundtrack olarak "Uriah Heep - The Wizard" tercih ettim bu gece.

Esen kal Türkiye, beni sen yarattın...




19 Mayıs 2010 Çarşamba

Yeni şarkılar öğrendim

Evet.

Allama dinime yeni şarkılar öğrendim.

Çok yakında.

yeminle.

2 Mart 2010 Salı

Zort

Uzun zamandır yazmıyorum evet, ama hele bi sorun niye yazmıyorum?

Öylesine.

Şimdi yazmaya karar verdim, ama gel gör ki yazmaya karar verdiğim anda aklımda yazacak hiç bi s.k olmadığının farkın vardım.

Yahu arkadaş, ben de mi edebiyat dünyasının ateşli bir neferi gibi canhıraş metinler parçalasam burda acep? Bilemiyorum.

Bazı hikaye denemelerini burda paylaşma dürtüsü içindeyim.

Kısmet hep bu işler.

Kaybolun.

8 Aralık 2009 Salı

ACAYİP

Ters köşeden uyandım az önce. :) (Yatmıştım ya dün)

Uyumadan önceki yarım saat ve uyandıktan sonra yarım saat ne baş ağrıtıcı oluyor yahu ters yatınca.

Çok uzun yazmak hoş bir şey değil gibi, fekat bazı bazı ekstra durumlar olabiliyor tabi.

Ama bu defaki o ekstra durumlardan biri deil ki netekim şu an okuduğunuz cümle de sondan iki önceki cümle. :D

Yemek yiyip karnımı doyurmalıyım, işe gidip şantiye de sağa sola terör estirmeliyim...

Hoşçakal Türkiye..

14 Eylül 2009 Pazartesi

Yihuu

Elimi çıkardım.

Yani alçıyı, ne güzel hayat lan, alçı kaç kiloysa artık. Oyun oynayabiliyorum, ve tabi ki tuvalette rahat sıçıyorum.

Ne kadar güzel.

Evimiz yine kimsesizler yurdu halinde, kalacak yeri olmayan, evi pis olan koşa koşa geliyor eve. Olsun, hep sevap bunlar, cennette gitmek istiyorum ben Türkiye, bu nedenle çok sevap getiren şeyleri tercih ediyorum hayatımda.

Bu kırık günlerimde, -yani el kırıklığı- sol elim epey gelişti. Aahahahahahah.

Hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum.

Bu günlerimde beni yalnız bırakmadınız, teşekkürler Türkiye.

Gideyim de bi oyun oynayayım hele.

Baş baş.

28 Ağustos 2009 Cuma

Abov!

Şairane bir giriş yaptım yine değil mi? MSN'de kendime koyduğum Bok takma ismi üzerine abimin yorumu:

''Artık azına sıçıym demicem, ağzına kardeşimi koyiym dicem zuhahah azuha pffs mffss(bi cümle msn gülme efekti)''

... (çok yakında 'babamdan bel altı espriler' bölümünü beğeninize sunacağım ki anlayın ne şartlar altında yetiştiğimi; çok eğleneceğiz bebeğim nihahaha)

Evet.

Arkadaş anlamıyorum ya; ayaküstü elimi kırdım, elim kırıldı.

Sesini duyar gibiyim Türkiye:

-'' Aman tanım! Nasıl başına böyle bir şey gelebilir Akif'' diyorsun; ama geldi işte nası olcak şimdi?

El kırğının getirdiği bazı şeyleri anlatmak istiyorum:

1. Tek elli olmak var misal, ne kadar ilginç de mi? Hiç aklına gelmez insanın. (Biri alçıda ya abi o yüzden. vuuu, çok enteresan).

2. Çok afedersiniz tuvalet durumunda insan ne biçim maymun oluyor biliyomusunuz?

3. Hayatımın anlamı yemek yemek,bilen bilir, yiyemiyorum lan doğru düzgün! Alçının üstüne reçel, patates yemeği felan dökülüyor. (Felan?)

4.Rüyalarımda da elim kırık, valla, öyle bi elim alçıda gezip maceralar yaşıyorum; işte artık uçmak olur, dağda bayırda Kemal Sunal'la makarna yemek olur takılıyorum.

5.Ve daha bir çok ama bir çok şey ki şu an yazmaya üşendim.

Neden mi?

Sadece sol elimle yazıyorum lan !!!!!

Ama ne şanslıyım ki biricik ördeğim benim diğer elim oldu; bana çok iyi bakıyor. :) Canım benim.

Bugünkü blog sountrack'im : Alan Parson's Project - Eye In The Sky

Yoruldum, gidip biraz ist-i rahad edeceğum.

P.S: Çok acıyo lan :(

18 Ağustos 2009 Salı

Noluyo lan??

Önce Eloy Bar'dan ayrılış, sonra Lust'tan çıkış; ve en nihayetinde de Ekşi Limon'a veda ediş. Mortal Kombat'a döndü lan hayatım; ben gariban Johnny Cage oldum, karşımdaki yavşak Scorpion'da ''FINISH HIM!!'' diyen götünü yırtıyor.

Hoş olmadı tabi.

Evet.